Hayatta nerdeyiz?
Hayatta nerdeyiz sorusunu her sabah uyandığımızda sormamız gereken en önemli üç soruya eklemeliyiz gibi gerekçeli cümleyle başlamak istemem. Ama arada bir sormak kendini hatırlamak ve kendine amaçlarını hayallerini gözden geçirmek için fırsatlar sunar.
Neredeyiz hayatta? Olmak istediğimiz yer ve olduğumuz yer neresi? Olmak istemediğimiz yerde miyiz? Yoksa istediklerimiz oldu mu? Hatta va hatta olduk mu?
Uyanınca değil ama bazen bu soruya yanıt bulmakta zorlandığım zamanlar oluyor. O zaman kendimi doğanın bi parçası olduğumu hissediyorum . Neden mi? Çünkü doğanın içinde cevap bulmayı bekleyen milyonlarca sorudan bir tanesi de benim ? Bir tanesi az olabilir. Bazen kendime ve karşımdakilere sorduklarımla bunalttığım zamanlar içinden geçiyorum. Kısa süreli gelgitler yaşıyorum. Geçmişe geleceğe ... soruyorum evet ben olmak istediğim yerde miyim? Neydi benim hayallerim? Neydi benim kurduğum düşler? Neydi beni bu hayatta amaçlar uğruna yaşatan sevinç? Bir zamanlar bunların hepsinin cevabı vardı . Belki şu andada var . Kim bilir insanın cevabı hep kendinde saklı.
Ama şu anda kendime bu cevapları veremiyorum. Çünkü hayatın içinde kıvrılmış bir koza gibiyim. Ne kabuğumdan çıkıp ilerliyorum ne de varlığıma sebep nedenlerin peşinden koşabiliyorum. Kelebek olamıyorum . Belki de bu hayata katacağım bir çok yenilik var ve ben sebebini bilmediğim ( takdiri ilahinin dışında) zorluklar ve aksilikler olmazlıklar içinde kıvrılmışım gibi. Bazen o gibi çok fazla geliyor. İçinde olduğum durum gayet açık lakin bunu kabul etmek için fazla inatçıyım galiba. İnatçıyım çünkü amaçlarımı hayallerimi umutlarımı kaybetsem dahi brni bi şekilde ayakta tutan kendimi hatırlatan sorularla yeniden yüzleştiren o esrarengiz şey gerçekten isim koymak zor beni güçlü kılıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder